Ayrılık Sayfası
Zamanla solar en güzel hayeller
Her şey yalan olur gerçek nedir ki
Kaybolur umutlar biter emeller
Yüreğin kan ağlar gülmek nedir ki

Koşarsın izinde gönül vererek
Hayatın varlığını yere sererek
Yanarsın uğrunda aşkım diyerek
Sonrası ayrılık sevmek nedir ki

Ne mutluluk sunar ne anlam taşır
Gündüzü insafsız gecesi sağır
Düşün ki bu ömre can mı dayanır
Yaşarken beyhude ölmek nedir ki


Beni düşünme artık

Bırak yalnız kalayım
Yeter ki sen mutlu ol
Varsın mutsuz olayım

Nasılsa unuturum
Unuturum ben seni
O artık öldü derim
Avuturum kalbimi

Boşver maziye bakma
Sar yeni sevgilini
Sakın onu da yakma
Beni yaktığın gibi

Yalnız bizim aşkımız
Değil ki yarım kalan
Ayrılık son şarkımız
Sevmek, sevilmek yalan


Yerlere fırlatıp benim aşkımı
Bir yabancı gibi işte gidiyor
Görmezliğe diye gelip göz yaşlarımı
Ardına bakmadan işte gidiyor

Kala kaldım sessiz çığlıklarımla
Kala kaldım kırık umutlarımla
Canım çekiliyor her bir adımda
Öldüre öldüre işte gidiyor

Neden niçin bir şey demeden
Ben ne olacağım hiç düşünmeden
Kaybolan ömrümü geri vermeden
Ardına bakmadan işte gidiyor


İşte gidiyorum çeşm-i siyahım
Önümüze dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da

Haydi dolaşalım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda
Ötmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet kiralansa da

Bağladım canımı zülfün teline
Sen beni bıraktın elin diline
Güldün Mahzuni'nin berbat haline
Mervanın elinde parelense de


İçimde özlemi bitmeden daha
Gönlümü kedere bırakıp gitti
Ne hoşça kal dedi ne de elveda
Yabancılar gibi bırakıp gitti

Gitmeseydi onun kulu olurdum
Çiğneyip geçtiği yolu olurdum
Bir ümür aşkıyla dolu olurdum
Ne yazık bunları bilmeden gitti

Şimdi mevsim hazan gönül evimde
Hıçkırığa döndü adı dilimde
Döner mi dönmez mi günün birinde
Cevapsız sorular bırakıp gitti


Seninle ikimiz ayrıldık artık
Ah edip ağlasan neye yarar ki
Boş bu yalvarışın boş bu pişmanlık
Önümde diz çöksen neye yarar ki

Bu aşkın günahı sevabı sende
Boşuna arama suçlu kaderde
Ne ümit ne hasret bıraktın bende
Yolumda can versen neye yarar ki

Sarardı gönlümün sevda çiçeği
Gözüme bak oku acı gerçeği
Şimdi artık çok geç dönsende geri
Öldürdün aşkımı neye yarar ki

Ben o ben değilim neye yarar ki...

Omuzumda ağır bir yük gönlümde yarası
Ne zor şeymiş bu ayrılık öldürür kahrolası

Gözlerinde kaybolmuşum
Yollarımı göster bana
Senden çok şey istemem
Aşk ver bana gel bana
Yokluğun bir zindan gibi
Düşürdün sen beni zorlara

Seni çok ama çok
Delice severim
Yangının sardı bak beni
Seni çok özledim

Yolu yok sonu yok
Bunu ben istedim
Hayellerim yetmedi
Seni çok özledim


Gün gelir gidersen çok şey istemem
Bir resim, bir çiçek, bir anı yeter
Senden bir teselli bil ki beklemem
Bir kadeh, bir şişe, bir şarkı yeter

İstemem bir gölge düşsün sevdama
Razıyım ömrümce gönül yarama
Beni öldürmeye hançer arama
Bir mektup, bir mendil, bir veda yeter

Oysa çok değildir isteğim senden
Gönlüme aşk dolu bir ümit versen
Başka bir hazine beklemem senden
Bir bakış, bir gülüş, bir evet yeter


Ayrılık saati varsın da çalsın
Bizi ayıramaz biz yaşadıkça
Bu gece yolumuz varsın ayrılsın
Bir gün kavuşuruz kısmet olursa

Ayrılık bir rüzgar eserde geçer
Bu hasret, bu özlem gün gelir biter
Yeniden birleşir ayrılan eller
Bir gün kavuşuruz kısmet olursa

Varsın da umutlar kalsın yarına
Sevgilim her şeyi bırak zamana
Derler ki kavuşur insan insana
Biz de kavuşuruz kısmet olursa


Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir de hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı: belki yarin

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışçasına, büyük
İçimizdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde Gülden ağlar, ben ağlarım.